Hastalık ataklar hâlinde seyreder. Her atak retinada ve göz içi dokularda bir miktar iz bırakabildiği için, tekrarlayan ataklar zamanla görmeyi kalıcı biçimde etkileyebilir.
Bu nedenle tedavinin hedefi yalnızca mevcut atağı geçirmek değil, yeni atakların gelişmesini önlemeye yönelik izlemi sürdürmektir.
Göz tutulumunun değerlendirilmesi, muayene ve OCT görüntülemesi eşliğinde Fatsa’daki klinikte yapılır; sistemik tedavi kararları Op. Dr. Birol Coşkun tarafından romatoloji hekimiyle birlikte yürütülür.
Behçet Üveiti Nedir?
Üvea, gözün damardan zengin orta tabakasıdır. Bu tabakanın iltihaplanmasına üveit denir. Behçet hastalığında bağışıklık sistemi damar duvarlarını hedef aldığı için, göz içindeki damar yapıları da bu süreçten etkilenir.
Behçet hastalığı ağız ve genital bölgede tekrarlayan yaralar, cilt bulguları ve eklem yakınmalarıyla seyreden sistemik bir hastalıktır. Göz tutulumu, hastalığın seyrini belirleyen tutulumlar arasında yer alır.
Behçet üveiti çoğu olguda gözün arka bölümünü, yani retina ve retina damarlarını ilgilendirir. Bu özelliği, yalnızca ön bölümü tutan diğer bazı üveit tiplerine göre daha yakın izlem gerektirmesinin nedenidir.
Belirtileri Nelerdir?
Atak dönemindeki yakınmalar, iltihabın gözün hangi bölümünü tuttuğuna göre değişir. Aşağıdaki bulgular değerlendirme gerektirir.
- Görmede bulanıklık: Bir ya da iki gözde birden başlayan, günler içinde artan bulanıklık
- Uçuşan cisimler: Göz içindeki iltihap hücrelerine bağlı gölge ve noktalar
- Işığa hassasiyet: Aydınlık ortamda gözü açık tutmakta zorlanma
- Kızarıklık ve ağrı: Özellikle ön bölüm tutulumunda belirginleşen bulgular
- Görme alanında karanlık alan: Retinadaki tutulumun yerine göre değişen kayıp
Arka bölümü tutan ataklarda kızarıklık ve ağrı bulunmayabilir; kişi yalnızca görmesinin azaldığını fark eder. Bu nedenle Behçet hastalığı tanısı bulunanların görmedeki her değişikliği önemsemesi gerekir.
Gözde Hangi Yapılar Etkilenir?
Behçet üveitinde iltihap gözün ön bölümünde, arka bölümünde ya da her ikisinde birden görülebilir. Ön bölüm tutulumunda iris ve çevresindeki dokular etkilenir; bu tablo genellikle ağrı ve kızarıklıkla seyreder.
Arka bölüm tutulumunda retina ve retina damarları hedeftedir. Damar duvarlarındaki iltihap, damarlar boyunca sızıntıya ve retinada beslenme bozukluğuna yol açabilir. Sarı nokta bölgesinde ödem gelişmesi görmeyi doğrudan etkiler.
Tekrarlayan ataklar retinada kalıcı izler bırakabilir. Bu izlerin sarı nokta ya da görme siniri bölgesinde olması, görme kaybının kalıcı olmasına yol açabilir. Atakların sıklığını azaltmanın önemi buradan gelir.
Tanı ve Değerlendirme Nasıl Yapılır?
Göz muayenesi, ön bölümün biyomikroskopla incelenmesi ve göz bebeği genişletildikten sonra yapılan ayrıntılı göz dibi muayenesini kapsar. İltihap hücrelerinin yoğunluğu ve retinadaki bulgular değerlendirilir.
OCT görüntülemesi, sarı nokta bölgesinde ödem gelişip gelişmediğini gösterir ve tedavi yanıtının izlenmesini sağlar. Damar tutulumunun yaygınlığını ortaya koymak için gerekli görülen olgularda ek görüntüleme yöntemleri istenebilir.
Göz bulguları tek başına Behçet hastalığı tanısı koydurmaz. Tanı; ağız ve genital yaralar, cilt bulguları ve diğer sistem tutulumlarıyla birlikte değerlendirilerek konur. Bu nedenle romatoloji ile ortak çalışma zorunludur.
Atak Döneminde Tedavi Nasıl Planlanır?
Atak döneminde amaç iltihabı hızla baskılamak ve retinada kalıcı hasar oluşmasını sınırlamaktır. Tedaviye gecikmeden başlanması bu açıdan belirleyicidir.
Ön bölüm tutulumunda damla biçiminde uygulanan iltihap giderici ve göz bebeğini genişleten tedaviler kullanılabilir. Arka bölüm tutulumunda ise sistemik tedavi gerekir; bu tedavinin seçimi ve dozu romatoloji hekimiyle birlikte belirlenir.
Sarı nokta bölgesinde ödem gelişmişse, sistemik tedaviye ek olarak göz içi uygulamalar değerlendirilebilir. Hangi seçeneğin uygun olduğu, atağın şiddetine ve hastanın kullandığı diğer tedavilere göre kararlaştırılır.
Romatoloji ile Ortak Takip Neden Gereklidir?
Behçet üveiti, gözle sınırlı bir hastalık değildir. Göz tutulumunun varlığı ve şiddeti, sistemik tedavinin yoğunluğunu doğrudan etkileyen ölçütlerdendir.
Bu nedenle göz hekiminin muayene bulguları romatoloji hekimiyle paylaşılır; sistemik tedavide yapılan değişiklikler de göz takibine yansıtılır. Tedaviyi tek başına yürütmek, hastalığın seyrini eksik değerlendirmeye yol açar.
Uzun süreli bağışıklık baskılayıcı tedaviler kullanılırken düzenli kan tetkikleri ve göz içi basınç takibi gerekir. Bu izlem, tedavinin yan etkilerinin erken fark edilmesini sağlar.
Ataksız Dönemde Kontrol Nasıl Sürdürülür?
Yakınmanın olmadığı dönemlerde de düzenli göz muayenesi sürdürülür. Retinadaki sessiz damar tutulumu, hasta hiçbir şey hissetmeden ilerleyebilir. Fatsa’daki klinikte bu kontroller göz muayenesi ve OCT ile birlikte yürütülür.
Kontrol aralığı; atakların sıklığına, kullanılan tedaviye ve retinadaki mevcut bulgulara göre belirlenir. Tedavi dozu azaltılırken kontroller genellikle sıklaştırılır.
Hastanın yeni bir görme değişikliği fark ettiğinde kontrol tarihini beklememesi gerekir. Atakların erken dönemde yakalanması, retinada bırakacağı izin sınırlanmasında etkilidir.
Behçet Hastalığında Günlük Düzen Nasıl Kurulur?
Behçet hastalığında günlük düzen, atakların sıklığını etkileyebilen bir çerçeve oluşturur. Aşağıdaki başlıklar takibin bir parçası olarak önerilir.
- Tedaviyi kendi kararınızla azaltmamak ya da bırakmamak
- Kontrol randevularını ve kan tetkiklerini aksatmamak
- Sigarayı bırakmak
- Ağızda ve ciltte yeni yaraları hekiminize bildirmek
- Görmedeki her değişikliği kaydedip beklemeden başvurmak
Tedavinin kendi kararıyla bırakılması, atakların yeniden başlamasına yol açabilen en sık nedenlerden biridir. İlaç düzeninde yapılacak her değişiklik, takip eden hekimlerle birlikte kararlaştırılmalıdır.
Sonuç
Behçet üveiti, ataklar hâlinde seyreden ve özellikle retina ile retina damarlarını etkileyebilen bir göz içi iltihabıdır.
Atak döneminde tedaviye gecikmeden başlanması ve ataksız dönemde düzenli kontrolün sürdürülmesi, retinada kalıcı iz oluşmasının sınırlanması açısından belirleyicidir.
Takip, göz hekimi ile romatoloji hekiminin birlikte yürüttüğü bir süreçtir; tedavi düzeni ve kontrol aralıkları bulgulara göre kişiye özel olarak planlanır.
Sık Sorulan Sorular
Behçet hastalığı bulunan kişilerin göz tutulumuna ilişkin sorularına verilen kısa yanıtlar aşağıda sıralanmıştır.
Hayır. Behçet hastalığı tanısı bulunan herkeste göz tutulumu gelişmez. Ancak tutulum sessiz başlayabildiği için, tanı alan kişilerin düzenli göz muayenesi olması önerilir.
Atak süresi tutulumun yerine ve tedaviye başlama zamanına göre değişir. Erken başlanan tedavide iltihabın gerilemesi daha kısa sürede izlenebilir.
İltihap gerilediğinde görmede düzelme görülebilir. Ancak retinada kalıcı iz oluştuysa, özellikle sarı nokta bölgesinde, düzelme sınırlı kalabilir.
Kortizon genellikle atağı hızla baskılamak için kullanılır ve dozu zamanla azaltılır. Uzun dönem kontrol için farklı ilaç grupları romatoloji hekimiyle birlikte planlanır.
Tedavinin kendi kararıyla bırakılması, atakların yeniden başlamasının sık nedenlerindendir. İlaç düzeninde değişiklik yalnızca hekim kararıyla yapılmalıdır.
Aralık; atak sıklığınıza, kullandığınız tedaviye ve retinadaki bulgulara göre belirlenir. Tedavi dozu azaltılırken kontroller genellikle sıklaştırılır.
Tutulum tek gözde başlayabilir, ancak zamanla diğer gözün de etkilenmesi görülebilir. Bu nedenle muayene her zaman iki gözü kapsar.
Tekrarlayan iltihap ve uzun süreli tedaviye bağlı olarak katarakt ya da göz tansiyonu yüksekliği gelişebilir. Bu nedenle takipte göz içi basınç ve mercek saydamlığı da değerlendirilir.
Bu sayfa Op. Dr. Birol Coşkun Göz Kliniği tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi kişiye özeldir; buradaki bilgiler hekim muayenesinin yerine geçmez.