Retinanın diğer bölgelerindeki bulgular görmeyi doğrudan etkilemeyebilirken, sarı nokta bölgesindeki en küçük ödem bile okuma ve yüz tanıma gibi işleri zorlaştırır.
Ödemin varlığı çıplak gözle değil, OCT görüntülemesiyle ölçülür. Bu ölçüm hem tanının hem de tedavi yanıtının nesnel dayanağıdır.
Ödemin izlenmesi, Op. Dr. Birol Coşkun’un Fatsa’daki kliniğinde OCT ölçümleri eşliğinde ve göz içi iğne uygulamalarıyla sürdürülür.
Diyabetik Makula Ödemi Nedir?
Makula, retinanın merkezinde yer alan ve ayrıntılı görmeyi sağlayan bölgedir. Diyabete bağlı olarak zayıflayan kılcal damarların sızdırdığı sıvı bu bölgede biriktiğinde makula kalınlaşır ve görüntü netliğini kaybeder.
Ödem, retinanın katmanları arasında küçük boşluklar oluşturabilir ya da makulanın altında yaygın bir sıvı tabakası biçiminde görülebilir. OCT görüntüsünde bu farklar açıkça ayırt edilir ve tedavi planına yansır.
Diyabetik makula ödemi, diyabetik retinopatinin her evresinde ortaya çıkabilir. Retinopati hafif evrede olan bir hastada da ödem bulunabilir; bu nedenle evre ile ödem varlığı ayrı ayrı değerlendirilir.
Ödem Neden Gelişir?
Sağlıklı retinada kılcal damar duvarları, kan içeriğinin doku arasına sızmasını engelleyen bir bariyer oluşturur. Uzun süren yüksek kan şekeri bu bariyeri bozar ve damar duvarı geçirgen hâle gelir.
Geçirgenlik arttığında sıvı ve protein retina dokusuna geçer. Retinanın bu sıvıyı geri emme kapasitesi aşıldığında ödem yerleşir. Süreçte damar geçirgenliğini artıran VEGF adlı molekülün düzeyi de yükselir; tedavide bu molekülü hedefleyen ilaçların kullanılmasının nedeni budur.
Kan şekerinin yanı sıra yüksek tansiyon, böbrek işlev bozukluğu ve yüksek kan yağları ödemin yerleşmesini kolaylaştıran etkenlerdir. Bu nedenle göz tedavisi tek başına değil, sistemik takiple birlikte planlanır.
Ödem Nasıl Fark Edilir?
Ödemin ilk dönemi belirtisiz geçebilir. Sıvı makulanın tam merkezine ulaşmadıkça görme keskinliği normal ölçülebilir. Yakınmalar ortaya çıktığında ise genellikle şu biçimde tarif edilir.
- Merkezi bulanıklık: Bakılan noktanın net seçilememesi, çevrenin daha net görünmesi
- Okumada zorlanma: Harflerin birbirine karışması, satır takibinde güçlük
- Çizgilerin bükülmesi: Düz kenarların hafif dalgalı algılanması
- Renk algısında donuklaşma: Renklerin soluk ve kontrastsız görünmesi
- Gün içinde değişen görme: Kan şekerindeki dalgalanmayla birlikte netliğin değişmesi
Bu yakınmalar başka göz sorunlarında da görülebilir. Ayrım, muayene ve OCT ölçümü birlikte değerlendirilerek yapılır.
OCT ile Ödem Nasıl Ölçülür?
OCT, ışın kullanmadan ve göze temas etmeden retinanın kesitsel görüntüsünü çıkaran bir görüntüleme yöntemidir. Çekim birkaç dakika sürer ve ağrısızdır.
Cihaz, makuladaki kalınlığı mikron düzeyinde sayısal olarak raporlar. Böylece ödemin varlığı, yaygınlığı ve merkeze ulaşıp ulaşmadığı belgelenir. Bu sayı, tedaviye başlama kararının da dayanağını oluşturur.
Sonraki kontrollerde aynı ölçüm tekrarlanır ve önceki değerlerle karşılaştırılır. Görme keskinliği değişmemiş olsa bile kalınlık ölçümündeki azalma ya da artış, tedavinin işe yarayıp yaramadığını gösterir. Ölçümlerin Fatsa’daki klinikte aynı cihazla tekrarlanması, karşılaştırmanın tutarlı olmasını sağlar.
Makula Ödeminde Hangi Tedaviler Değerlendirilir?
Diyabetik makula ödeminde tedavinin ana yolu göz içi iğne uygulamalarıdır. Damar geçirgenliğini azaltmayı hedefleyen anti-VEGF ilaçlar, belirli aralıklarla ve yanıta göre tekrarlanan bir düzende verilir.
İğne tedavisine yeterli yanıt alınamayan ya da uygun görülen bazı olgularda kortizon içerikli ilaçlar veya sarı nokta çevresine uygulanan lazer seçenekleri değerlendirilebilir. Hangi seçeneğin uygun olduğuna, OCT bulguları ve hastanın genel durumu birlikte gözetilerek karar verilir.
Tedavi seçeneği ne olursa olsun, kan şekeri ve tansiyon kontrolü sağlanmadığında ödemin yeniden birikmesi olasıdır. Bu nedenle göz tedavisi sistemik takiple birlikte yürütülür.
Tedavi Süreci Nasıl İlerler?
Tedavi genellikle birbirini izleyen birkaç uygulamadan oluşan bir başlangıç dönemiyle yürütülür. Bu dönemin amacı ödemi hızla azaltmak ve retinanın yanıtını görmektir.
| Aşama | Yapılanlar |
|---|---|
| Değerlendirme | Göz dibi muayenesi, görme ölçümü ve OCT ile başlangıç kalınlığının kaydı |
| Başlangıç dönemi | Belirlenen aralıklarla ardışık göz içi iğne uygulamaları |
| Yanıt ölçümü | Her kontrolde görme ve OCT kalınlığının önceki değerle karşılaştırılması |
| Aralık düzenlemesi | Yanıta göre uygulama aralığının uzatılması ya da kısaltılması |
| Uzun dönem takip | Ödem gerilese de belirlenen aralıklarla kontrolün sürdürülmesi |
Ödem gerilediğinde tedavi aralığı uzatılabilir, ancak takip sonlandırılmaz. Diyabet devam ettiği sürece ödemin yeniden ortaya çıkma olasılığı bulunur; düzenli kontrol bu yinelemenin erken yakalanmasını sağlar.
Takipte Hastanın Rolü Nedir?
Diyabetik makula ödemi, hastanın sürece katılımının sonucu doğrudan etkilediği tablolardandır. Aşağıdaki başlıklar, tedavinin verimini artıran adımlardır.
- Kontrol ve uygulama randevularının aksatılmaması
- Kan şekeri ve HbA1c takibinin dahiliye ya da endokrinoloji hekimiyle sürdürülmesi
- Tansiyon ve kan yağı değerlerinin düzenli izlenmesi
- Sigaranın bırakılması
- Görmedeki yeni bir değişikliğin kontrol tarihi beklenmeden bildirilmesi
Kontrollerin ertelenmesi, ödemin sessizce yeniden birikmesine ve tedaviye başlarken elde edilen kazanımın azalmasına yol açabilir.
Tedaviyle Görme Ne Ölçüde Düzelir?
Tedaviye yanıt kişiden kişiye değişir. Ödem uzun süredir devam ediyorsa ve makuladaki duyu hücrelerinde kalıcı değişiklik gelişmişse, sıvı azalsa bile görme aynı ölçüde artmayabilir.
Bu nedenle tedavinin erken başlatılması, elde edilebilecek görme düzeyini etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Erken dönemde başlanan tedavide, çoğu olguda ödemin gerilemesiyle birlikte görmede de düzelme izlenebilir.
Beklenen sonuç, muayene bulguları ve OCT görüntüsü değerlendirildikten sonra hasta ile açıkça konuşulur. Hedef, gerçekçi bir çerçevede mevcut görmenin korunması ve mümkün olan düzelmenin sağlanmasıdır.
Sonuç
Diyabetik makula ödemi, sarı nokta bölgesinde sıvı birikmesiyle seyreden ve diyabetli hastalarda görme azlığına yol açabilen bir tablodur.
Tanı ve tedavi yanıtı OCT ile ölçülür; tedavi çoğunlukla belirli aralıklarla tekrarlanan göz içi iğne uygulamalarıyla yürütülür.
Uygulama sayısı, aralıklar ve ek tedavi ihtiyacı; ödemin yaygınlığına, tedaviye alınan yanıta ve hastanın genel sağlık durumuna göre hekim tarafından planlanır.
Sık Sorulan Sorular
Makula ödemi saptanan hastaların tedavi ve takip sürecine dair sorduğu başlıklar kısa yanıtlarıyla aşağıda yer alır.
Bazı hafif olgularda kan şekeri ve tansiyon kontrolüyle ödem azalabilir. Ancak merkezi tutan ve görmeyi etkileyen ödemlerde tedavi gerekir; karar OCT ölçümüne göre verilir.
OCT temassız ve ışınsız bir görüntüleme yöntemidir; ağrı hissedilmez. Çekim sırasında yalnızca sabit bir noktaya bakmanız istenir.
Uygulama sayısı önceden kesin olarak söylenemez. Başlangıçta ardışık uygulamalardan oluşan bir dönem planlanır, sonrasında aralık OCT bulgularına göre yeniden belirlenir.
Uygulama poliklinik şartlarında yapılır ve genellikle günlük yaşamı uzun süre kesintiye uğratmaz. İşlem günü göz konforunuz için dinlenmeniz ve araç kullanmamanız önerilir.
Kan şekeri kontrolü tedavinin temelidir ancak yerleşmiş bir makula ödeminde tek başına yeterli olmayabilir. İki yaklaşım birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
İki gözün de tedavi gerektirdiği durumlarda uygulamalar aynı seansta ya da ayrı günlerde planlanabilir. Bu karar hekim tarafından, gözlerin durumu değerlendirilerek verilir.
Hayır. Diyabet sürdüğü sürece ödemin yeniden gelişme olasılığı bulunur. Kontroller, aralıkları uzatılarak da olsa sürdürülür.
Seçilmiş olgularda sarı nokta çevresindeki sızdıran alanlara lazer uygulaması değerlendirilebilir. Gereklilik, OCT ve muayene bulgularına göre belirlenir.
Bu sayfa Op. Dr. Birol Coşkun Göz Kliniği tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi kişiye özeldir; buradaki bilgiler hekim muayenesinin yerine geçmez.