Kanama gözü dolduran jelin saydamlığını bozar. Işık retinaya ulaşamadığı için görme, kanamanın yoğunluğuna göre hafif bir bulanıklıktan belirgin bir kayba kadar değişen ölçüde etkilenir.
Bu tabloda asıl soru kanın nasıl temizleneceği değil, kanamanın neden olduğudur. Altta yatan neden bulunmadan yapılan bir tedavi, kanamanın yinelemesini engellemez.
Kanamanın kaynağına yönelik inceleme, ayrıntılı muayene ve gerekli görülen görüntüleme yöntemleriyle Op. Dr. Birol Coşkun’un Fatsa’daki kliniğinde yürütülür.
Göz İçi Kanaması Nedir?
Vitreus, gözün merceğiyle retinası arasındaki boşluğu dolduran, normalde tamamen saydam bir jeldir. İçinde damar bulunmaz. Bu boşluğa kan geçtiğinde jel bulanıklaşır ve görüntü perdelenir.
Kanamanın kaynağı çoğunlukla retinadaki damarlardır. Kan miktarı az olduğunda kişi yalnızca uçuşan gölgeler ya da kırmızımsı bir bulanıklık tarif eder; miktar arttığında görme belirgin biçimde azalabilir.
Göz içi kanaması genellikle ağrısızdır ve gözde kızarıklık yapmaz. Bu nedenle dışarıdan bakan biri için gözde bir sorun olduğu anlaşılmayabilir; şikâyet yalnızca kişinin kendi görmesindeki değişimdir.
Göz İçi Kanamasının Nedenleri Nelerdir?
Kanamanın nedeni tedavinin yönünü belirler. Aşağıda sık karşılaşılan nedenler yer almaktadır.
- İleri diyabetik retinopati: Retinada gelişen yeni ve kırılgan damarların yırtılarak kanaması
- Retina yırtığı: Yırtık oluşurken bir damarın da yırtılmasına bağlı kanama
- Retina damar tıkanıklığı: Tıkanıklık sonrası gelişen damar değişikliklerinin kanamaya yol açması
- Göz travması: Künt ya da delici yaralanmalar sonrası göz içine kan geçmesi
- Kan hastalıkları ve pıhtılaşma sorunları: Kanama eğilimini artıran sistemik durumlar
Bu nedenlerin bir bölümü acil müdahale gerektirirken, bir bölümünde takip yeterli olabilir. Ayrım muayene ve görüntüleme bulgularıyla yapılır.
Belirtileri Nasıldır?
Belirtiler kanamanın miktarına göre değişir. Az miktardaki kanamada kişi genellikle görüş alanında hareket eden koyu lekeler ya da örümcek ağı benzeri gölgeler tarif eder.
Kanama arttıkça bu gölgeler yerini yaygın bir bulanıklığa bırakır. Bazı hastalar sabah uyandıklarında görmelerinin daha iyi olduğunu, gün içinde bulanıklığın arttığını belirtir; bunun nedeni kanın gece boyunca yerçekimiyle aşağıya çökmesidir.
Görme azalmasına ağrı, kızarıklık ya da ışıkta belirgin rahatsızlık eşlik ediyorsa, tabloya farklı bir sorunun da katıldığı düşünülür. Bu durum değerlendirmenin gecikmeden yapılmasını gerektirir.
Muayene ve Görüntüleme Nasıl Yapılır?
İlk adım, damlayla büyütülen göz bebeğinden retinanın ayrıntılı biçimde incelenmesidir. Kanama az miktardaysa retina yine de görüntülenebilir ve kanamanın kaynağı doğrudan saptanabilir.
Kanama yoğun olduğunda retina görüntülenemez. Böyle durumlarda retinanın durumunu dolaylı yoldan değerlendiren yöntemlere başvurulması gerekebilir; bu tetkiklerin nerede yaptırılacağı hekim tarafından yönlendirilir.
Diğer gözün muayenesi de önemlidir. Diyabetik retinopati gibi iki gözü birden ilgilendiren hastalıklarda, görüntülenebilen gözdeki bulgular kanamalı gözün durumu hakkında fikir verir.
Takip Döneminde Nasıl Bir Yol İzlenir?
Göz içindeki kan, zamanla vücut tarafından emilebilir. Bu nedenle bazı olgularda ilk yaklaşım, altta yatan neden kontrol altındaysa kanamanın çekilmesini beklemek olur.
- Uyurken başın hafif yüksekte tutulması (kanın çökmesine yardımcı olabilir)
- Ağır kaldırma ve ıkınmadan kaçınılması
- Kan sulandırıcı ilaç kullanılıyorsa bunun hekime bildirilmesi
- Kan şekeri ve tansiyonun kontrol altında tutulması
- Belirlenen kontrol tarihlerine uyulması
Bekleme dönemi başıboş bir süreç değildir; belirli aralıklarla yapılan kontrollerle kanamanın azalıp azalmadığı ve retinanın durumu izlenir. Görmede yeni bir azalma ya da perde hissi ortaya çıkarsa kontrol tarihi beklenmez. Fatsa’daki klinikte bu dönemdeki kontrol aralıkları, kanamanın seyrine göre belirlenir.
Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Tedavi doğrudan kana değil, kanamanın kaynağına yöneliktir. Retina yeterince görüntülenebiliyorsa, kanamaya yol açan yırtık ya da damar bölgesi lazerle işlenebilir.
Diyabete bağlı yeni damar oluşumu söz konusu olduğunda, damar gelişimini baskılamayı hedefleyen göz içi iğne uygulamaları değerlendirilebilir. Bu uygulama kanamanın yinelemesini azaltmayı ve retinanın lazerle işlenebilir hâle gelmesini amaçlar.
Kanama uzun süre çekilmezse ya da retina ayrılması gibi ek bir sorun saptanırsa, göz içindeki jelin cerrahi olarak temizlenmesi (vitrektomi) gündeme gelir. Bu durumda hasta, cerrahinin uygulanabileceği bir merkeze yönlendirilir.
Yineleme Riski ve Uzun Dönem Takip
Kanama çekildikten sonra görmenin düzelmesi, sorunun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Altta yatan hastalık sürdüğü sürece kanamanın yinelemesi olasıdır.
Bu nedenle kanama sonrasında retina ayrıntılı biçimde değerlendirilir ve gerekli görülen bölgelere lazer uygulanabilir. Diyabetli hastalarda kan şekeri kontrolü, yineleme riskini azaltmada belirleyici rol oynar.
Takip aralığı; kanamanın nedenine, retinadaki bulgulara ve uygulanan tedaviye göre belirlenir. Bu aralık zamanla uzatılabilir, ancak kontroller tümüyle sonlandırılmaz.
Sonuç
Göz içi kanaması, vitreus boşluğuna kan sızmasıyla ortaya çıkan ve genellikle ağrısız seyreden bir görme azalması nedenidir.
Değerlendirmenin merkezinde kanamanın nedeni yer alır; diyabetik retinopati, retina yırtığı ve damar tıkanıklıkları en sık karşılaşılan nedenler arasındadır.
Bazı olgularda kanamanın emilmesi beklenirken, bazılarında lazer, göz içi iğne ya da cerrahi seçenekler gündeme gelir; izlenecek yol muayene ve görüntüleme bulgularına göre hekim tarafından belirlenir.
Sık Sorulan Sorular
Göz içi kanaması yaşayan kişilerin süreç boyunca sorduğu başlıklar kısa yanıtlarıyla aşağıda derlenmiştir.
Kan zamanla vücut tarafından emilebilir; bazı olgularda görme haftalar içinde düzelir. Ancak kanamanın nedeni araştırılmadan bu süreç güvenli biçimde yönetilemez.
Süre kanamanın miktarına ve kişinin genel durumuna göre değişir; birkaç haftadan birkaç aya kadar uzayabilir. Bu dönemde düzenli kontrol gerekir.
Vitreus kanaması genellikle ağrısızdır ve gözde kızarıklığa yol açmaz. Ağrı ve kızarıklık eşlik ediyorsa başka bir sorunun da bulunabileceği düşünülür.
Uyurken başın hafif yüksekte tutulması, kanın gözün alt bölümüne çökerek görüş ekseninden uzaklaşmasına yardımcı olabilir. Bu öneri hekiminizin değerlendirmesine göre verilir.
İlaç düzeninizi kendi başınıza değiştirmemeniz gerekir. Kullandığınız ilaçları hekiminize bildirin; gerekiyorsa düzenleme, ilacı yazan hekimle birlikte yapılır.
Kan çekildikten sonra görmenin ne düzeyde döneceği, retinanın altındaki hasara bağlıdır. Retina sağlamsa görme büyük ölçüde düzelebilir; retinada hasar varsa sınırlı kalabilir.
Altta yatan hastalık kontrol altına alınmadığında yineleme olasıdır. Bu nedenle kanama sonrası retina değerlendirilir ve gerekli görülen tedavi tamamlanır.
Ağır kaldırma, ıkınma ve sarsıntılı sporlardan kaçınılması önerilir. Hangi etkinliklere ne zaman dönebileceğinizi hekiminiz kanamanın nedenine göre belirtir.
Bu sayfa Op. Dr. Birol Coşkun Göz Kliniği tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi kişiye özeldir; buradaki bilgiler hekim muayenesinin yerine geçmez.